Keder ile mücadele
Keder ile mücadele

Keder ile mücadele

Paylaşın

Keder ile mücadele acı verir, yorucudur, yıpratıcıdır ve huzursuz eder. Bu durum, o kişinin çevresindekiler için de zordur, çünkü çoğu zaman nasıl yardım edebileceklerini de bilmezler.

Table Of Contents

Keder tüketici ve acı verici olabilir. Genellikle kedere bir kayıp neden olur. Bir sevilenin kaybı, büyük miktar para kaybı, boşanma, bir ilişkinin sonlanması, iş kaybı, düşük yapma, kötü haber alma (örn. kanser olduğunu öğrenme) ve benzeri nedenler kederin başlıca nedenleri arasındadır.

Kaybın en sık yol açtığı duygu derin bir üzüntüdür. Ama keder sadece üzüntüden ibaret değildir. Depresyon, kızgınlık, korku, anksiyete, tükenmişlik, duyarsızlık, tecrit, reddetme, inanmama veya şok kederin içerdiği duygular arasındadır. Özellikle uzun ve yıpratıcı bir süreçten sonra gerçekleşen kaybın ardından önce bir rahatlama ve ardından suçluluk duygusu da gelir.

Bu duygular herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir, öncesinde bir işaret vermeksizin patlayabilir ve ne kadar süreceği de belli olmaz. Bu bunaltıcı yüklenme uyku, enerji, iştah ve konsantrasyonu da etkileyerek fiziksel ve sosyal sağlığa da zarar verir. Bu durum kimi kişilerde yıllarca sürebilir.

Kederin beş aşaması

Elizabeth Kübbler-Ross tarafından1969 tarihinde yazılan “On Death and Dying” isimli kitapta keder için beş aşama tarif edilmiştir.

  1. İnkar – İlk tepki inkardır. Bu aşamada kişiler, olayın bir şekilde yanlış olduğuna inanırlar ve yanlış, tercih edilebilir bir gerçekliğe sarılırlar.
  2. Öfke – Kişi inkarın devam edemeyeceğini anladığında hayal kırıklığına uğrar. Bu aşamadaki kişi şu tepkileri veya benzerlerini verebilir:
    1. “Neden ben (veya o)? Bu adil değil!”
    2. “Bu bana (ona) nasıl olabilir?”
    3. “Suçlu kim?”
    4. “Bu neden oldu?”
  3. Pazarlık ve Hesaplaşma – Üçüncü aşama, kişinin keder nedeninden kaçınabileceği umudunu içerir. Yaşamın süresi ile kalitesi arasında seçim yaparken bazen kendisi dışındaki (Tanrı, kutsal bilinen ölmüş (örn. evliyalar, azizler) veya yaşayan (örn. tarikat/cemaat önderi, din adamı, doktor) kişiler , yakın çevredeki insanlar gibi güçlerden medet umar. Bu noktada adak/kurban/bağış gibi rüşvet veya pazarlık unsurları da kullanılabilir.
    1. Kızının düğününü görebilmek için kemoterapiye razı olmak
    2. Hastalıktan kurtulmak için adak adamak (koyunun/dananın canı ile kendisinin veya sevdiğinin canını takas etmek)
    3. Ölen yakınının (baba, anne, eş, çocuk) cennete gitmesi için abartılı dini ritüeller düzenlemek
    4. Biten bir ilişkinin yeniden başlaması umudu için diyet, estetik müdahaleler gibi yöntemlerden medet ummak
  4. Depresyon – Kedere neden olan olayın kaçınılmaz veya değiştirilemez olduğu anlaşıldığında ortaya çıkan umutsuzluğun sonucudur. Bu durum şu gibi argümanlarla gösterilebilir.
    1. “Çok üzgünüm, hiç bir şeyle uğraşacak halde değilim”
    2. “Yakında öleceksem birşeyler yapmanın ne gereği var?”
    3. “İnsanlar beni kederimle başbaşa bıraksın, kimseyi görmek istemiyorum”
  5. Kabul – Olmuşları veya olacakları kabullenme ve onlarla makul zeminlerde mücadele ve uzlaşma aşamasıdır. Bu durumda duygudurum stabilleşerek normalleşme sürecine girer.
    1. “Tedavi ile her şey yoluna girecek”
    2. “Borçlarım çok fazla, ama hepsini ödeyip normale dönmek için mücadele edeceğim”
    3. “Babamın anısını yaşatmak için okul yaptıracağım”

Bu aşamalar makul şekilde tanımlanmış olsalar da, sonraki çalışmalarda bu aşamaların aslında daha fazla olduğu (7- 20 vb) belirtilmiştir. Ama unutulmaması gereken, her bireyin farklı bir yapısı olduğudur. Süreç herkeste farklı şekilde işler ve aşamalar arasında geçişler çok fazladır. Süreç kimi kişilerde doğrusal bir seyir izlerken, kimi kişiler bir aşamada takılır, kimi kişilerde ise döngüsel seyreder ve uzun vadede stabil olmayan duygudurumla sonuçlanır.

Kederin beş aşaması
Kederin beş aşaması

Keder ile mücadele yolları

Keder ile mücadele için bazı noktaların benimsenmesi ile başlanmalıdır.

  • Kaybı kabullenme
  • Duygular için zaman ayırma
  • Kederin yaşam boyu süreceğini anlama
  • Kayıp sonrasında da hayatın sürdüğünü ve neşe ve mutluluk olabileceğini bilme

Zaman ve çabayla bunlar mümkündür. Bunun için bir sistem içinde gitmekte yarar mevcuttur.

Günlük rutini takip etmek

Kederliyken günlük rutin anlamsız ve sıkıcı gelir. Her sabah kalkıp yatak toplamak, kahvaltı etmek, hazırlanıp işe gitmek, işte akşama kadar çalışmak, akşam yemeği hazırlamak gibi rutinleri ise genellikle izlemek zorunluluğu vardır. Aslında, keder ile mücadele ederken labil duygusal yapıya rutinlerle belli bir stabilite gelir.

Hissedilenleri açıkça paylaşmak

Çevrenizdekilerden duygularınızı paylaşabileceğiniz kişilerin kimler olduğunu ayırdedin edin. Bu kişiler ailenizden, dostlarınızdan veya iş arkadaşlarınızdan olabileceği gibi, sizinle benzer acılar yaşamış kişiler de olabilir. Bu gibi kişilerden oluşan destek grupları da çok yararlı olur. Bu gruplarda anılarınızı ve duygularınızı paylaşmak ve başkalarının anı ve duygularını dinlemek iyi gelir.

Törenlere katılmak

Kişinin sevdiği birisini kaybetmesinin ardından başka cenaze, mevlit ve benzeri ritüellere katılmak zor gelebilir. Oysa ki, o tip ritüellere katıldıkça sizinle benzer kederler yaşayan kişileri görür ve tek acı çekenin siz olmadığınızı anlarsınız.

Düğün, doğumgünü, yıldönümü gibi kutlamalara katılmak da çok önemlidir. Bu şekilde hayatın devam ettiğinin, sadece kederden ibaret olmadığını ve mutlu olacak sebeplerin de hala var olduğunu anlamak mümkün olur.

Düşünce yapısını formatlamak

Keder duygusunun devamında tetikleyiciler önemli rol oynar. Kaybedileni hatırlatan bir koku, ona ait bir eşya veya birlikte yapmaktan mutlu olduğunuz bir aktivite kederi yeniden alevlendirir.

Oysa ki, bu tip tetikleyicilerden kaçınmak yerine üzerine gitmek olayın olağanlaşmasını ve normale dönüşü kolaylaştırır.

Temel değerlere odaklanmak

Önemli hususlardan birisi, hedeflerinize odaklanmak ve bu hedefler için gerekenleri oluşturmayı bilmektir. Bu şekilde, hala uğrunda mücadele edilecek birşeyler olduğu anlaşılır, mücadeleye devam edilir ve hayata daha fazla tutunmak mümkün olur. Sonuçta olağan hayattaki neşe, eğlence, mücadele, yorgunluk, sorumluluk ve diğer duygular da giderek yerini bulur.

Kişinin kendi öz değerleri bu konuda büyük önem taşır. Makyaj veya saç bakımına yeniden başlamak, yeni bir kursa yazılmak, ufak başarılar için ufak kutlama ve ödüller oluşturmak hep hayata bağlanma şekilleridir.

Gerektiğinde destek almak

Tüm bunların yapılmasına karşılık keder hala çok güçlü olabilir. Bu durumda profesyonel destek almaktan çekinilmemelidir. Profesyonel psikoterapi veya koçluk desteği bu gibi durumlarda çok yararlı olabilir.

Kederin tek boyutlu olmadığı ve her kişideki gelişiminin farklı olduğu, süreç sırasında dalgalanmaların sık olduğu akılda tutulmalıdır. Keder zamanında normal bir sürece girmezse depresyonla sonuçlanabilir. Bu dönüşümün belirtileri aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Kederin depresyona dönüşme belirtileri
Kederin depresyona dönüşme belirtileri

Aşağıdaki hususlardan bir veya birkaçı mevcutsa profesyonel destek gereği var demektir.

  • Normal günlük hayata dönememek
  • Sadece üzüntü değil, geniş bir duygu dizisini değişken olarak yaşamak
  • Ümitsizlik, değersizlik ve suçluluk duygusundan kurtulamamak
  • İntiharı düşünmek

Keder ile mücadele eden kişiye nasıl davranmalı?

Keder ile mücadele eden kişinin çevresindekiler çoğu zaman ne yapacaklarını bilemezler. Sevdiği kişinin acı çektiğini bilen kişi genellikle ya kendisini ondan izole eder, ya da fazlasıyla praktif davranarak huzursuz edici olur. Halbuki, kederli kişiye karşı yapılmaması gerkenler ve yapılması gerekenler vardır.

Yapılmaması gerekenler

  • Hiç bir şey söylememek:  İnsanlar genellikle karşısındakine acısını hatırlatmaktan veya yanlış bir şey söylemekten çekindikleri için susarlar. Yanlıştır, kederli olan genellikle acısının paylaşıldığını görmek ister.
  • Hiç bir şey yapmamak: Kişinin sevdiklerinin zor zamanlarında desteğini göstermesinin değeri çok büyüktür. Bu nedenle, sözlü desteğin eylemle devamı gerekir.
  • Yanlış zamanda doğru şeyler söylemek: Ölümden sonraki yaşama inanmayan birisinin, daha bir yakınını yeni kaybetmiş birine bunu ifade etmesi veya kanser olduğunu yeni öğrenen birine yeğeninin kanserden öldüğünün söylenmesi gereksizdir ve insanları travmatize etmekten başka bir şeye yaramaz. Doğruları söylemek, doğru zamanlama olmazsa doğru değildir.
  • Reddedilmiş hissetmek: Kederle uğraşan kişi, ayakta duracak gücü toplamaya uğraşırken, sizin talep veya ihtiyaçlarınızla uğraşamayabilir. Bunu kişisel algılamak yerine anlayışlı davranmak ve beklentileri azaltmak çok daha geçerli bir yoldur.

Yapılması gerekenler

Keder ile mücadele eden kişiye desteğinizi somut şekilde göstermek gerekir. Bunun için şu örnekler verilebilir.

  • “Senin için ne yapabilirim?”diye sormanın hiç bir anlamı yoktur. “Senin için şunu yaptım” demek çok daha iyidir.
    • “Böyle olmaz, biraz kenine bakmalısın” demek yerine, fırçayı alıp kederli kişinin saçlarını taramak veya ojelerini yenilemek
    • “Ne zaman istersen çağır beni” demek yerine birikmiş ütüleri yapmak
    • “Ama yemezsen daha kötü olursun” demek yerine, gerek kederli kişinin, gerekse diğer kişilerin yiyebilecekleri birşeyler hazırlayıp veya ısmarlayıp servis etmek.
  • İnsanların başlarını dayayacak omuzlara, kucaklayan kollara ihtiyacı vardır. Kederli kişiye sarılmak veya sadece yanında oturup yaslanmasına izin vermek yalnız olmadığını hissetmesini sağlar.
  • Zaman zaman telefon edip nasıl olduğunu sormak ve onu sevdiğini belirtmek. Sırf günde birkaç kez hatır sormak bile çok işe yarar. Telefona yanıt vermese bile yanında olan kişileri bilecektir.
  • Paylaşmak istediği şeyler için alan açmak. Kederli kişiyi sadece dinlemek bile onu çok iyi hissettirecektir.
  • Kaybedilen kişiyle ilgili anıları karşılıklı paylaşacak olanak sağlamak

Sonuç

Keder ile mücadele acı verir, yorucudur, yıpratıcıdır ve huzursuz eder. Ancak, hayatın sürdüğünü aklıdan çıkartmamak gerekir. Kederin nedenleri ne kadar güçlü olursa olsun, onlarla uzlaşmak ve yaşama katılmak için gerekenler yapılmalıdır.

Bir cevap yazın